RAFIZÎLER ve KUR'AN

2010-10-03 17:19:00

RAFIZÎLER, TOPYEKÜN KURAN'IN TAHRİF EDİLDİĞİNİ İLERİ SÜRÜYORLAR

Şia’nın, Kuran’ın karşıtındaki en büyük cürümü ise pervasız bir şekilde kitabımızın tahrif edildiğini söylemeleridir. Her ne kadar takiyye politikalarıyla kendilerinden olmayanların yanında Kuran’a inandıklarını belirtseler de, en temel kaynakları onları ele verir. Şia hadis kaynakları, Sünni hadis kitaplarından daha baskın bir şekilde Kuran’ın tahrif edildiği iftiralarıyla doludur. 

Şia’nın Kuran’ı tahrif etmeye çabalamasının arkasındaki en büyük gaye, imamet doktrinini ispatlama çabasıdır. Şiilere göre imamete inanmak ALLAH’a inanmak gibi dinin en temel mevzusudur. Hatta pek çok Şii grup, velayeti (İmameti) kabul edenlerin üzerinden tüm tekellüflerin kalktığını iddia ederler. İtikatlarının en başta gelen söylemini delillendirmek için ilk iş olarak hadis uydurmaya koyulmuşlardır.[1] [2] Lakin imanın birinci şartına sadece hadislerden burhan getirmenin yetersiz olduğunu görmüş olacaklar ki, bu konuda Kuran’dan da hüccetler getirmeye çabalamışlardır. Böylelikle Kuran’daki pek çok ayeti ilgisiz bir şekilde Ali, Ehlibeyt ve İmametle ilişkilendirip tevil etmişlerdir. Caferiler 135 ayetin bizzat Hz. Ali’den bahsettiğini belirtirler.[3] Hâlbuki Kuran’ın tek bir yerinde bile Ali’nin ismi geçmez. Bu hususta en çok yardımcıları olan husus; elbette ki Bâtıni tefsir kandırmacasıdır.   

Fakat Şiilikte fanatikleşmemiş kimsenin kanmayacağı bu tevillerin kimseyi kesmediğini görmüş olacaklar ki, bu sefer de Kuran’da İmamet, Ali ve Ehlibeytle ilgili onlarca ayet ve sure olduğunu, ancak bunları üç Halife ve Emevilerin Kuran’dan çıkardıklarını, bazı ayetlerde ise bu kritik kelimeleri makasladıklarını ileri sürmüşlerdir. Tüm Şii gruplar, Sünnilerden çok daha bariz ve belirgin bir şekilde Kuran’ın tahrif edildiğini vurgularlar ve Sünnilerden farklı bir şekilde bu iddiayı sadece eski kitaplarında ulema değil, günümüze kadar gelmiş âliminden cahiline tüm Şiiler haykırırlar. Bu ALLAH düşmanları, bu iftiralarını kanıtlamak adına yüzlerce yazıt neşretmişlerdir. Örneğin; geçtiğimiz asırda yaşamış Şii alimi Hüseyin Nuri’nin (ALLAH ona lanet etsin) “Fasl el-Hitab fi isbati tahrif-u kitabu rabbul erbab” kitabı oldukça ünlüdür. Eserin adı bile deyyusluğun boyutunu gözler önüne sermeye yeterlidir: “Rablerin Rabbinin[4] kitabının tahrif olduğunun ispatı…” 

Biz ALLAH’ın kitabına karşı bu gaddarca tutumu göstermek için bu tarz piyasa kitaplarından değil, tüm Şiilerin bir numaralı hadis kitabı olarak kabul ettikleri “El Kâfi”den birkaç örnek vermekle yetineceğiz. Kuleyni’nin derlemiş olduğu “El Kâfi” adındaki kitap, Sünnilerin “Sahihi Buhari”sine tekabül etmektedir.  

İmam Cafer: “Cebrail’in Muhammed’e (as) getirdiği Kuran 17000 ayetti.” dedi [5] 

Şu an Şiiler de dâhil olmak üzere tüm Müslümanların elinde bulunan Kuran, besmeleler de sayılırsa 6348 [6] ayettir. Bu iddiaya göre hâşâ Kuran’ın yarısından fazlası zayi olmuş bulunuyor. 

El Kafi’de 5’inci imamları Muhammet Bakır’a dayandırılan bir hadise göre (7:172) ayetinin hepimizin bildiğinden çok daha farklı bir şekilde indirilmiş, ancak Emevilerin onu değiştirmiş olduğu ileri sürülmektedir:  

“Allah Ademoğullarından, zürriyetlerini bellerinden çıkardı ve onları kendilerine şahit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz Muhammed  de elçim ve Ali de Müminlerin Emiri değil mi? dedi.”[7] 

Ebu Cafer (5. imam Muhammet) şöyle buyurdu: “İnsanlardan kim Kuran-ı Kerim in ilk indirildiği gibi tam olduğunu söylerse yalan söylemiştir. Allah onu indirdiği gibi toplayıp korumadı tabi Ali bin Ebi Talib, İmamlar ve ondan sonra gelenler müstesna”[8]  

Yine el-Kafi’de Ebu Abdullah’tan (6. imam Cafer) gelen hadiste: (33:71) “…Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, büyük bir kurtuluşa erer.”  ayetini tamamen değiştirmişlerdir.  

Ali’nin ve Ondan sonraki imamların velayetinde kim Allah’a ve elçisine itaat ederse büyük bir kurtuluşa erer.” İmam Cafer: “Bu ayet aynen bu şekilde indirildi.” dedi. [9]

"Cibril Muhammed’e (as) (2:90) ayetini söyle indirdi: “Ali’ye Allahın indirdiklerini kıskanarak inkâr etmekle kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür.[10]

Eğer kulumuz Ali’ye indirdiğimizden şüphe ediyorsanız, onun benzeri bir sure meydana getirin.[11] [12] 

Cibril Muhammed (s.a.v) e bu ayeti su şekilde indirdi: “Ey kendilerine kitap verilenler, …Ali’yeindirdiğimiz apaçık nura iman edin!” [13] [14] 

Ebu Basir, Ebu Abdullah (Cafer Sadık)’dan şöyle rivâyet etmiştir: “İsteyen biri, inecek azabı istedi. Ali’nin velayetini  inkâr edenler içindir, onu hiç bir savacak da yoktur!” ve sonra dedi ki: “Allah’a yemin ederim ki Cibril bu ayeti Muhammed’e bu şekilde indirdi” [15] [16] 

“Ebu Cafer (5. imam Muhammet)  dedi ki: “Cibril bu ayeti Muhammed (s.a.v)’e söyle indirdi:“Fakat zalimler Muhammed (s.a.v) ’in ailesinin hakkını kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. Biz de fasık olmaları nedeniyle Muhammed (s.a.v) ’in ailesinin hakkına zulüm edenlerin üzerlerine gökten pis bir azap indirmiştik”[17]

Bu zındıklar (7:162) ayetini değiştirmeye çalışmışlardır. İşin ilginç yanı, bu ayet kitap ehlinin kitaplarını tahrif ettiklerini belirtir. Bu melunların, hem de bu ayeti tahrif etmeye çabalamaları büyük bir cüret ve küfrün dışa vurumudur. Hamdolsun ki ALLAH, kitabını böyle habislerden müstağni kılmıştır.

Sana söylenenlere (sabret) ve onlardan güzel bir şekilde uzaklaş ve Ey Muhammed senin İmamet vasiyetini yalanlayan ve bolluk içinde yüzenleri bana bırak ve Onlara biraz süre ver!”[18]  [19]


[1] Şia hadis külliyatının yarısından fazlası imameti kanıtlamak için uydurulmuştur.
[2] Sünnilerin de Ebubekir’in ilk, Ömer’in ikinci, Osman’ın da üçüncü halife olduğunu ispatlamak için uydurdukları hadis sayısı az buz değildir.
[3] Humeyni, Keşf’ul Esrar, s.151
[4] Bu melun, hem ALLAH’ın kitabının tahrif edildiğini ispata kalkıyor, hem de ALLAH’ı Rablerin Rabbi olarak tanımlayarak şirk koşuyor. ALLAH âlemlerin tek Rabbidir.
[5] Kuleyni, El-Kafi, c.4 s.446
[6] Gelenekten devraldığımız çoğu bilgi gibi Kuran’ın 6666 ayet olması da bir hurafedir. Garibime giden, bunca yıldır bir kişi oturup da saymamış mı ki, herkes koro halinde 6666 demektedir? Burada zaruri bir paraf açmak istiyorum. Geçenlerde oldukça hit olan bir Alevi sitesinde güya ilmi bir makale okuyordum. Echel kişi Kuran’ın tahrif edildiğini savunuyor. Delili ise Kuran’ın 6666 ayet olması, ancak elimizdekinin ise bundan daha az bulunmasıymış. Bilmez ki sorsun, sormaz ki öğrensin. Kuran’ın ayet sayısının tartışılmasının sebebi, geçmişte bazı işgüzarların ALLAH’ın indirdiği resmi Kuran kısımlandırması yerine, kişisel ayet taksimi yapmış olmalarıdır. Bazı uzun ayetleri ikiye bölmüşler, bazıları ise kısa birkaç ayeti tek ayet olarak kabul etmiştir. Yani sayıda ihtilaf edenler asla metinde çelişmemişler. Elbette ki Kuran’ın ayet sıralaması da ilahidir. Zaten tüm Müslümanların elindeki Kuran, aynı şekilde ayet ve surelere bölünmüştür. Suç, işgüzarlık yapan ulemadadır. 6666 sadece Zemahşeri’nin kavlidir. Bu rakamın tutulması, sayının tekrarlı ve tılsımlı olmasından ve halkın Kuran’daki ayetleri saymaya bile üşenmesinden dolayıdır.
[7] El-Kâfi, c.1, s. 412
[8] Kuleyni, El-Kâfi, 228/1
[9] Kuleyni, El-kâfi, 414/1; El Kummi, 206/4
[10] Kuleyni, El-kâfi, 417/1
[11] Kuleyni, El-Kâfi, 417/1
[12] Tahrif ettikleri ayet (2:23) ayetidir.
[13] Kuleyni, El-Kâfi, 417/1
[14] Tahrif ettikleri (4:47) ayetidir.
[15] Kuleyni, El-Kâfi, c.1 hadis no:1127
[16] Değiştirmeye çabalayıp ancak hüsranlarını arttıran ayet (70:1-2) ayetleridir.
[17] Kuleyni, El-Kâfi, 423/1
[18]Kuleyni, El-Kâfi, 432/1
[19] (73:10-11) ayetleri
http://www.hanifmurat.com/hukum-allahindir/103-rafiziler-kuranin-tahrif-edildigini-ileri-suruyorlar

148
0
0
Yorum Yaz